I.Dünya Savaşı,Irak Cephesinde bulunan Bağdat Gazisi Muıstafa Beyin oğluna vasiyetnamesidir. Eser Envanter No:2,Rika ile yazılmış olan belge 20×30 cm tek sayfa olup tahminen 1918lere tarihlenmektedir.Belge metni şu şekilde latinize edilmiştir:
“Gazi Mustafa Bey İbni Emir Osman Bey İbni Emir Ahmet Bey İbni Emir Osman Bey’in Tercümei Hallerinden Bahisle Evladına Olan Vasiyetnamesidir:Oğlum Ali bizim sülalemiz ulema ve fuhela? ve hukemanın hamisi hususi tariki ilmi aliye sülukeden taallukatlarını tahtı himayelerine alarak tariki tahsillerini teshil eden ve ulum ve fünunmiftahülkur’anülfarukbeynel hak vel batılın terakkisine hizmeti Müslimeleri olan ve dini mübiniMuhammediye’nin intişarı yolunda düşman karşısında cansiperane mukavemet ederek efnayı can ve hayat eden zevatı kirama mensuptur. Bizim abad ve ecdadımız babalarınınvasiyyeti veçhile saliki ilim olan ve egaribinin tariki tahsillerini teshil ederek ve mevkii düşman arasında izharı şecaat ederek hayatlarını dini Muhammedi ve vatan ve ulema ve fuhanın muhafazası uğrunda feda ettiler. Bende-i acizane BağdadHarbi müthişinde karındaşım emminiz Emir Ahmet Beyin vekaletinde muzafferiyet kazanıp Gazi namını bihakkın ihraz ve dini Muhammediye’yi ihya eden İmamı Azam ve hümam ve efham hazretlerinin ziyaretiyle müşerref ve muvaffak ve himmeti ruhaniyesi istirham ve vasiyetimiz ile amil olan sülalemize hayır dua veladetiniz ol tarihte vuku bulduğundan bil hassa sana çok dua ve dahi ihraz ettiğim ve dünyada en ziyade kıymettar ve mukaddes tuttuğum kılıncı da sana ihda ve bergüzar kıldım. Hal böyle olunca oğlum Ali sen de ulema ve …..tariki ilmi salik olan evlad ve ahfadınıza ve biraderzade ve hemşire zadelerinize ve sair talibi ilim olup muavenete muhtaç olan taallukatınıza muavenet ve hürmeti lazımeyi ifabirle izharı diyanet ve sadakat edüp ecdadımızın ve bizim ruhaniyetimizi tefrih ve tesrir ve mesrur edesin ve hilafından mücabenet etmek vasiyetnamenin ahkamını begayeti? muhafaza ve infaz edesin oğlum vesselam bakiyesi de hasbel icap bildirilir oğlum. Pederiniz Gazi Mustafa” (Latinize eden: Tarihçi Ercan Arslan)
